Posts

Yaratamamak ve Diğer Şeyler

​Bu aralar, aslında 5 aydır, yaratıcı adlı deremin yatağı tamamen kurudu! Ya za mı yo rum !!!  Evet aynen öyle ama biraz kurcaladığımda hayatın diğer taraflarında da bir verimsizlik görmekteyim! Kazmayı biraz daha derine vuralım. Başka neler çıkacak görelim.  Ahaaa Menapoza girdin canım! Hormonlar yerle bir! Şu estrojen neymiş yahu! Meğer biz kadınların omuzlarına konmuş perilerden biriymiş! Bizi herşeyden korurmuş!  Hep derim akıl beden ruh sağlığı birlikte şart vefakat domino taşları yıkıldı. Yeniden yapılanmak lazım. Elimizden tutan biri olsa daha iyi olacak zira tek başına ayakta kalmak bir hayli güç olabiliyor. Yine de şükür:) Sabah yataktan kalkıp, artık duble olan Türk kahvemi hala içebiliyorum. İstediğim kitabı alabiliyorum. Kulağımda Selda Bağcan’dan bir şarkı  ( evet bir kaç gündür Selda Bağcan’ın bazı şarkılarına taktım. Bazen de Müzeyyen Senar, Sezen ve Ajda şarkılarına takarım ha bir de Volver şarkısına bayılırım. Filmi de harikaydı. Parantezi kapat artı...

Bugun Ne Yapsam Sorunsalı ve 8 Mart

​Her gün aynı şekilde başlıyor. Ya da başlamıyor. Çoğumuz için öyle.  Çokuz! Hem de çok!  Gittikçe de aşırı bir üreme sarmalına giriyoruz. Bu kadar insan içinde bugün ne yapsam sorunsalı olur mu?! Gayet rahat olur! Hele de 50 yi geçtiysen, menapozdaysan ve bütün semptomları ile içiçeysen! Frustration bi nevi! Yoksa kendi kendime bu soruyu ne diye sorayım, deli miyim?!  Kesin deliyim! Sana gül bahçesi vaat etmedim cancağazım! Hayat bu inersin, inersin, inersin sonra çıkar gibi olursun ama hooop tekrar iniş!  Çoğunluk doğar, büyür ( ya da büyümez), evlenir, çocuk yapar, postpartum  sendromu yaşar, çocuğa kim bakacak girdabına düşer, özel okullar için harala gürele para biriktirir, ev taksidi öder,  temizlikçi bulamaz, evi bok götürür. İşten gelir mutfağa girer. Mutfaktan çıkar çocuğa ev ödevi yapar, bekar arkadaşları ile buluşur çocuğum da çocuğum der. Çocuktan sonra hayatının merkezi değişir! İşte ben buna delilik derim ama ben ne anlarım!  Bu arada erk...

ANNIE ERNAUX

       NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ: ANNIE ERNAUX      Nobel Edebiyat Ödülü , 6 Ekim 2022 Perşembe günü Fransız Annie Ernaux'ya    otobiyografik, evrensel ve erişilebilir çalışmalarının   " cesareti"  nedeniyle verildi.   "Utancı, aşağılanmayı, kıskançlığı veya kişinin kim olduğunu görememeyi tanımlayan sosyal deneyimin çelişkilerini cesaret ve klinik keskinlikle ortaya çıkardığında, takdire şayan ve uzun ömürlü bir şey başarıyor"   diyor akademisyen Anders Olsson, ödülün çalışmasının sunumunda.      İsveç Akademisi için,  "bilinçli olarak eğlenceli bir edebi üsluba rağmen, bir kurgu yazarı olmaktan ziyade 'kendisinin etnoloğu' olduğunu ilan ediyor ve alıntılıyorum."    Herhangi bir lirizmden yoksun klinik tarzı tüm dünyada incelenmiştir ve sayısız teze konu olmuştur.       Boş Dolaplardan   Bir Kızın Anısına,  işte Annie Ernaux'nun beş büyük eseri.  Boş Dolapla...

AGNES’IN CEKETI

  AGNES'İN CEKETİ Heidelberg, Almanya, 5 Temmuz 2004            Ceket, müzenin ana odasının ortasındaki cam bir dolapta parlıyor. Beyaz alçıdan başsız bir gövde üzerinde poz vermiş, bir zamanlar onu giyen narin yapılı kadını ürkütücü bir şekilde var gibi gösteriyor. Özenle yontulmuş boynunun beyazlığı, kumaşın donuk gri yeşiline karşı keskindir. Giysinin omuzlarını ve yan dikişlerini vurgulayan belirli bölümlerin üzerine kahverengi keçe parçaları dikilmiştir. Keçe yıpranmış, ancak altındaki kaba keten yok edilemez görünüyor. Kloş manşetler, vücuda oturan korse ve mükemmel şekillendirilmiş ilikler, yetenekli bir terzinin işini ortaya koyuyor. Ancak odaya giren herkesi büyüleyen ceketin tasarımı değil. Giysinin neredeyse her santimine beş renkle işlenmiş karmaşık metin, başka hiçbir şeye benzemeyen bir iğne ve iplik anlatısı.      İnsanlar cam kasanın etrafında toplanıyor, cekete bir tılsım gibi çekiliyor. Kumaşın belirli parçalarını ...